|
Yazar sarigulhali
|
|
Cumartesi, 22 Mart 2008 |
Coşkulu şendi üç yüz haneydi. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan Şu zalim gurbete ,boynunu eğdi. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Suyu azdı ama insanı çoktu. Konuk severlikte üstüne yoktu. Koca bir çınar ki, kökünden koptu, Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Hele otur dinle ezan sesini. Ne insanlar çekti var çilesini. Yemeden feleğin son güllesini, Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Çarçek’lerden geçin Hacimusa’na. Zango’larda kalan var mı sorsana. Şarikan’dan gönül nasıl usana. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Kimler katlanmadı onca çabaya. Çadırlar yayılır,her bir obaya. Evlat karşı gelmez, iken babaya. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Yaylasını nergis sümbül kaplardı. Gelinler ve kızlar kenger toplardı. Yağmur yağar nefis toprak kokardı. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Akardı yaylada su oluk oluk. Tatlıdır suları buz gibi soğuk. Olmasa da o gün,bu kadar bolluk. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Ergüsu, Gelli’ye yol versin Çakmak. Çok zevkli yaylada mantar toplamak. Şimdi yüreğime, kaldı ağlamak. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Damlarda yaşlılar yalnız başına. Ayrılık acısı katmış aşına. Yıkmayın evleri boşu boşuna. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Kimi coşkusunu sürdü dağlara. Genç fidanlar kaldı içimde yara. Acı mı doldursam sığmaz damlara. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Her derde çare var, yoktur ölüme. Dokunma yarama, değme telime. Barış için elin uzat elime. Ne güzel bir köydü, görsen Narmikan
Rıza zaman geçer, gerisi yalan. İyiliktir,sevgidir sonsuza kalan. Geçmişe sahip çık olmasın talan. Halen de güzeldir, bizim Narmikan.
RIZA PARLAK
|